E
EBEGÜMECI : Gögsü yumusatir. Öksürük
keser. Mide bulantisi ve kusmalari önler. Atesi düsürüp vücuda rahatlik
verir. Bogaz ve bademcik iltihaplarini giderir. Diseti hastaliklarini tedavi
eder.Bu bitkinin yapraklari tahris olan cildi dis etkenlere karsi
korur.Cildi nemlendirir ve yumusatir.Ebegümeciyle kan dolasimini
hizlandirabilir, bag dokusunun elastikiyetini artirabilirsiniz.Ayrica göz
altindaki kirisiklara ve sisliklere de iyi gelir.
ENGINAR : Kandaki üre ve kolesterolü
düsürür. Idrar söktürür. Kandaki seker miktarini ayarlar. Damar sertligi ve
kalp hastaliklarini önler. Böbrekteki kumlarin dökülmesine yardimci olur.
Prostat, meme ve rahim agzi kanserine karsi iyi gelir. Enginarin içinde
bulunan Silymarin maddesinin, hücrelerin hasar görmesini engelledigine
isaret eden arastirmacilar, ayrica Silymarin maddesinin, prostat, meme ve
rahim agzi kanserini önleme konusunda da etkili oldugunu belirtti. Enginarin
içinde, fiber, magnezyum, folate ve C vitamini bulundugu, bu sebzeyi bol
miktarda tüketenlerin, bulunduklari yasin daha altinda gösterdikleri
belirtildi.
EKSI ELMA : (yabani elma) :
Gülgillerden; ormanlarda yetisen bir agacin meyvesidir. Meyveleri küçük ve
çok eksidir. Çiçekleri, açik pembedir.
Faydasi : Mide ve bagirsaklardaki
gazi bosaltir. Buralardaki iltihaplari giderir.
ELMA :
Günde bir elma yemek doktoru
evinizden uzak tutar. Iki elma yerseniz, kalp ve dolasim sorunlarina karsi
korunmus olursunuz. Kolesterolü yok eder ve kabizligi önler. Sindirimi
kolaylastirir. Kokusu rahatlatir ve kan basincini düsürür. Artrit, romatizma
ve gut hastaliklarina karsi da yararlidir. FASULYE:
Baklagillerden; barbunya, çali, aysekadin,
horoz gibi birçok çesitleri olan bir bitki ve bunun sebze olarak kullanilan
yesil ürünü ve kuru tohumlaridir.
Faydasi : Taze fasulye, bedeni ve
zihni yorgunluklari giderir. Vücudun kuvvetlenmesini saglar. Pankreas
bezi'nin geregi gibi çalismasina yardimci olur. Seker hastaligini önler
ve kandaki seker miktarini düsürür. Idrar tutuklugunu giderir. Albümini
düsürür. Böbreklerdeki kum ve taslarin dökülmesine yardimci olur.
Karaciger yetersizligini tedavi eder. Kalbi ve böbrekleri kuvvetlendirir
ve kalp çarpintilarini giderir. Zehirlenmelerden sonra yenilecek olursa;
çabuk iyilesmeyi saglar. Fasulye pisirilirken, pisirme suyunu 2-3 kere
degistirmek gerekir.
Ebegümeci
(hubbaz) :
Ebegümecigillerden;
çiçekleri ilaç,
yaprakalrı da sebze
olarak kullanılan ve
genellikle tarla
kenarlarında kendi
kendine yetişen bir
ottur. 20-70 cm.
boyundadır.
Yaprkalrı sarmaldır.
Mayıs - Ağustos
ayları arasında
çiçek açar. Yaprak
ve çiçeklerinde
fazla miktarda
müsilaj vardır.
Yaprak ve çiçekleri
kurutulmadan
kullanılır.
Faydası :
Göğsü yumuşatır,
öksürüğü keser. Mide
ve bağırsakların
muntazam çalışmasını
sağlar. Kabızlığı
giderir. Mide
bulantısı ve
kusmaları önler.
Ateşi düşürüp,
vücuda rahatlık
verir. Boğaz ve
bademcik
iltihaplarını
giderir. Nezle,
bronşit, nefes
darlığı tedavisinde
kullanılır. Lapası
çıbanların
olgunlaşmasını
sağlar. Burun
kanamasını durdurur.
Dişeti
hastalıklarını
tedavi eder. Mide
ağrısını keser.
Burun tıkanıklığını
giderir.
Ebücehil
karpuzu
(acıhıyar) :
Kabakgillerden elma
iriliğinde meyvesi
çok acı ve ishal
yapıcı bir bitkidir.
İçeriğinde
"colocynthine"
vardır.
Zehirlidir ve 2
gramdan fazlası
öldürebilir.
Haricen kullanılır.
Faydası :
Romatizma, mafsal ve
nikris ağrılarını
dindirir.
Kaşıntıları geçirir.
Eğir
(Acorus calamus)
: Eğir, azakeğeri,
ve hazambel olarak
da bilinen bu su
bitkisi, genellikle
göllerin, su
birikintilerinin ve
durgun suların
kıyılarında yetişir.
Kıyı çamurunda yatay
olarak gelişen
kökten çıkan kılıç
biçimindeki
yapraklar 1 m' ye
kadar yükselir.
Yassı bir yapıya
sahip olan sapın
ortasında, konik
biçiminde yeşilden
kahverengi- sarıya
kadar değişebilen
bir koçan vardır.
Çok yıllık, otsu bir
bitkidir. Yaprakları
şerit biçiminde,
kenarları
kıvırcıklı, kokulu
ve boyuna
çizgilidir. Çiçekler
5-9 cm uzunlukta bir
başak durumunda
toplanmışlardır.
Anadolu'da Sapanca,
Yeniçağa ve Beyşehir
göllerinin
kenarlarında
yetişmektedir.
İlkbahar
başlangıcında veya
sonbahar sonunda
toplanır. Dış kabuğu
soyulduktan sonra
veya soyulmadan
güneşte kurutulur.
%1,5-3,5 arasında
uçucu yağ taşır. Bu
yağda asamil alkol,
ögenol ve asaron
bulunmaktadır.
Faydası :
Eğir kökü
güçlendirici
etkileri nedeniyle,
yalnızca sindirim
sistemi genel
güçsüzlüğünde, mide
ve bağırsak
gazlarında ve
koliklerinde
kullanılmakla
kalmayıp, beze ve
gut hastalıklarında
da büyük bir
başarıyla yardım
eder. Tembel
midelerin ve
bağırsakların
ısıtılmalarında ve
salgılardan
arındırılmalarında
bitki çok
başarılıdır.
Metabolizma ve
bağırsak
tembelliklerinde
olduğu kadar,
kansızlık
solgunluklarında ve
ödemlerde de
önerilir. Kilolarını
iyi beslenmemekten
ötürü yitirmemiş
olan çok zayıf
kişiler, eğir kökü
çayı içmeli ve arada
sırada, eğir kökü
katkılı banyolar
almalıdırlar. Bitki,
iştahsızlığı
giderir, böbrek
rahatsızlıklarında
yardım eder ve tüm
bedenin
temizlenmesini
sağlar. Hatta son
zamanlarda
çocuklarda sıkça
görülmeye başlanan,
tahıl alerjilerinde
bile, eğir çayı
yardım eder.
Kurutulmuş kök yavaş
yavaş çiğnendiğinde,
kişiyi sigara
alışkanlığından
kurtarabilir. Taze
eğir kökünün özsuyu
kapalı
gözkapaklarına
sürüldüğünde, zayıf
gözler güçlenir.
Gözkapakları birkaç
dakika kapalı
tutulduktan sonra,
soğuk suyla
yıkanmalıdır. Kökler
akşamdan soğuk suya
koyulup, ertesi gün
kaynama derecesine
kadar ısıtılır ve
demlenmesi için 5
dakika beklenir.
Biraz soğuması
beklendikten sonra,
çok soğuk olmayan bu
suyun içinde
organlar 20 dakika
banyo edilir. Bu su,
yeniden ısıtılarak,
3-4 kere daha
kullanılabilir.
Soğuk ellerde ve
ayaklarda da bu
banyolar yardımcı
olur. Ama bu gibi
durumlarda, banyo
suyu mümkün olduğu
kadar sıcak
olmalıdır.
Eğirotu
(azakeyeri) :
Yılanyastığıgiller
familyasından;
akarsu kıyıları ve
bataklıklarda
yetişen 60-70 cm.
boyunda bir otsu
bitkidir. Meyveleri
yeşilimsi renktedir.
Çiçekleri,
siyahımsı-erguvani
renklidir. Tadı
mayhoştur.
Faydası :
İştahı açar, mide ve
bağırsak gazlarını
giderir. Mide
ekşimesini geçirir.
Mide ülserini
iyileştirir. İdrar
ve adet söktürür.
Dişetlerini
kuvvetlendirir. Ter
söktürür, ateşi
düşürür ve ağrıları
dindirir. Kusturur,
aksırtır. Sinirleri
yatıştırır. Sarılık
ve nikris
tedavisinde
kullanılır.
Eğreltiotu
(nepkrodium
filixmas) :
Eğreltiotugillerden;
kumlu yerlerde
yetişen bir cins
bitkidir. Çok çeşidi
vardır. Boyu 120 cm.
kadardır. Kökü
kalındır. Dışı
siyahi, içi
beyazdır.
Zehirlidir. Tavsiye
edilen miktarı
aşmamak gerekir.
Hekimlikte erkek
eğreltiotu
kullanılır. Gebeler
ve kansızlar
kullanamaz.
Faydası :
Bağırsak solucanları
ve tenyaları
düşürür. Memeli
basur ve variste de
faydalıdır.
Ekmek ağacı
(artocarpus) :
Dutgillerden; tropik
asya adalarında
yetişen ve her
mevsimde mahsul
veren bir bitkidir.
Meyveleri ananasa
benzer. İçeriğinde
bol miktarda nişasta
vardır. Meyve ve
yaprakları yenir.
Ekmek yapmak için de
kullanılır.
Faydası :
Besleyicidir.
Ekşi Elma
(yabani elma) :
Gülgillerden;
ormanlarda yetişen
bir ağacın
meyvesidir.
Meyveleri küçük ve
çok ekşidir.
Çiçekleri, açık
pembedir.
Faydası :
Mide ve
bağırsaklardaki gazı
boşaltır.
Buralardaki
iltihapları giderir.
Ekşi Yonca
(Oxalis
Acetosella) :
Ekşi Yonca
ormanların
tabanlarını, açık
yeşil yaprakları ve
incecik beyaz
çiçekleri ile bir
halı gibi kaplar.
Yoncaları
yenilebilen,
çiçekleri ise çay
harmanı için
kullanılabilen bir
bitkidir. Ekşi Yonca
kurutulmaz, yalnızca
tazeyken kullanılır.
Faydası :
Mide yanmasına,
hafif karaciğer ve
sindirim
bozukluklarına iyi
gelir. Bu
rahatsızlıklara
karşı
kullanıldığında,
soğuk olarak, günde
2 bardak bitki çayı
içilir. Sarılık,
böbrek iltihabı,
egzemalar ve
bağırsak kurtlarında
bu miktar çay sıcak
içilir. Taze
bitkinin özsuyu,
baslangıç
durumundaki mide
kanseri, habis
dahili ve harici
çıbanlara önerilir.
Taze özsu, meyve
sıkacağı
kullanılarak elde
edilebilir. Her saat
başı 3-5 damla,
suyla veya bitki
çayı ile
inceltilerek içilir.
Habis harici
çıbanlara, bitki
özsuyu doğrudan
sürülür. Parkinson
hastalığında özsu,
her saat başında 3-5
damla, civanperçemi
çayına
karıştırılarak
alınır ve dıştan da
belkemiğine sürülür.
Elma
(malus) :
Gülgillerden
çiçekleri pembe,
oldukça yüksek bir
ağacın meyvesidir.
Meyvesi (elma); çoğu
yumruktan küçük ve
yuvarlak, kabuğu
parlak ve sert,
kırmızıdan yeşile
kadar türlü
renktedir.
Çekirdekleri
ufaktır. Dokusu
gevşektir. Kokusu
hoş, tadı mayhoş
veya tatlıdır.
Amasya, Gümüşhane,
Niğde ve Ferik gibi
birçok çeşidi
vardır.
Faydası :
Sinirleri ve
adaleleri
kuvvetlendirir.
Bedeni ve zihni
yorgunluğu giderir.
Hamilelerin bulantı
ve kusmalarını
azaltır.
Hastalıkların çabuk
geçmesini sağlar.
İdrar söktürür,
vücutta biriken
zararlı maddelerin
atılmasında yardımcı
olur. Böbreklerdeki
kum ve taşların
dökülmesine yardım
eder. Kanı temizler.
Kolestrolü düşürür.
Damar sertliği ve
kalp krizlerini
önler. Kandaki şeker
miktarını düşürür.
Kabızlığı giderir.
Şeker hastaları için
faydalıdır.
Dizanteri ve
paratifoda
iyileşmeye yardımcı
olur. Öksürüğü
keser. Kompostosu
ateşi düşürür.
Susuzluğu keser.
Uçukları geçirir.
Cildin taze ve güzel
kalmasını sağlar.
Göz ve kulak
ağrılarında da
kullanılır.
Enginar
(cynara) :
Bileşikgillerden;
kökü yıllarca
yaşayıp, her
ilkbaharda yeniden
süren dikenli bir
bitki ve bunun sebze
olarak yenen iri
topuz biçimindeki
yeşil çiçeğidir.
Killi, kumlu ve
rutubetli
toprakalarda
yetişir. Çok iyi bir
besindir. İçeriğinde
"cynarine" vardır.
Faydası :
Kandaki üre ve
kolestrolü düşürür.
İdrar söktürür.
Kandaki şeker
miktarını ayarlar.
Şeker hastaları için
çok faydalıdır.
Bedeni ve ruhi
bitkinliği giderir.
Vücuda dinçlik
verir. Sinirleri
güçlendirir. Damar
sertliği ve kalp
hastalıklarını
önler. Böbreklerdeki
kumların dökülmesine
yardım eder.
Karaciğer
hastalıklarının
çabuk geçmesini
sağlar. Sarılıkta
faydalıdır.
Romatizmanın
şikayetlerini
geçirir. Mide ve
bağırsakları
temizler. İshali
keser. Emzikli
kadınlar,
böbreklerinde veya
mesanelerinde itihap
olanlar yememelidir.
Ergeç Sakalı
(çayırmelikesi)
: Gülgillerden
dalları sağlam ve
sert kırmızımtırak
bir bitkidir.
Çiçekleri kar
taneleri gibidir ve
dalların ucunda
toplanmışlardır. Yaz
aylarında toplanıp
kurutulur. Bitkinin
her yeri kullanılır.
Faydası :
İdrar söktürür,
vücutta biriken
zararlı maddelerin
atılmasını sağlar.
Böbrek mesane ve
idrar yollarındaki
iltihapları giderir.
Soğuk algınlığını
geçirir. Kanı
temizler. Sinirleri
yatıştırır. Kalbi
kuvvetlendirir.
Nefes darlığı ve
astımda faydalıdır.
Diş ağrılarını
keser. Diş eti ve
boğaz iltihaplarını
giderir.
Erik (prune)
: Gülgillerden beyaz
çiçekli bir ağacın
yemişidir. Erik,
çoğu ceviz
büyüklüğünde, kabuğu
ince, sarıdan
kırmızıya ve mora
kadar türlü renkte,
tadı mayhoş veya
tatlı, etli, sulu
tek ve sert
çekirdekli bir
yemiştir. B vitamini
bakımından
zengindir.
Faydası :
Sinirleri
kuvvetlendirir.
Zihin yorgunluğunu
giderir. Kabızlığı
giderir. İdrar
söktürür ve vücudun
rahatlamasını
sağlar. Karaciğer
şişliğini giderir.
Böbrekleri
dinlendirir.
Kansızlığı giderir.
Kalbi
kuvvetlendirir.
İştah açar ve hazmı
kolaylaştırır.
Romatizma, mafsal
kireçlenmesi ve
nikriste faydalıdır.
Çekirdekleri de,
bağırsak
solucanlarını
düşürmekte
kullanılır.
Eşek Kulağı
(mayasılotu) :
Sığırdiligillerden;
çiçekleri beyaz ve
menekşeye çalar
renkte, yaprakları
neşter şeklinde bir
bitkidir.
Mart-Temmuz ayları
arasında toplanıp,
kurutulur.
Faydası :
Müzmin ishali keser.
Nefes darlığını
giderir. Göğsü
yumuşatır. Bronşitte
faydalıdır. Öksürüğü
keser. Ağız, dil ve
boğaz iltihaplarını
giderir.