A
ADAÇAYI :
Mide ve bagirsak
gazlarini giderir. Mide bulantisini keser. Hazim sisteminin düzenli
çalismasini saglar. Gögsü yumusatir. Astim hastalari için yararlidir. Bu
uyarici bitki kan dolasimini hizlandirir. Hücre yenilenmesini ve cildin
elastikiyetinin artmasini saglar. Bu bitkiyle sivilcelerinizden de
kurtulabilirsiniz.
AHLAT
(
yaban armudu )
:
Gülgillerden; kendi kendine yetisen ve
üzerine armut asilanan bir agaçtir. Yemisi iyice olgunlastiktan sonra yenir.
Faydasi :
Meyveleri, ishal keser. Zehirli hayvan
sokmalarinda da filizleri dövülüp, konur.
AHUDUDU : Gülgillerden; bögürtlen
gibi çali halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir. Kendiliginden
yetisir. Meyvesi duta benzer. Sarimtirak kirmizi portakal renginde, sulu ve
güzel kokuludur. Meyvesi toplanip, kurutulur. Reçel, surup ve likör yapilir.
Meyve olarak da yenir.
Faydasi :
Kani
temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atilmasini saglar. Terletir
ve idrar söktürür, kabizligi giderir, vücuda dinçlik verir, romatizma,
mafsal kireçlenmesi, nikris, bogaz, bademcik ve göz iltihaplarinda
kullanilir. Kansizlik ve veremde çok iyi bir gidadir. Ates'i düsürür.
Üre ve seker hastalarina da faydalidir. Mide ülseri olanlarin
kullanmamalari gerekir.
ALOE VERA (
Sarisabir )
:
Eski yunanlilarinda güzellesmek için
kullandiklari bir bitki. Yipranmis ciltleri onarmak ve nemlendirmek için son
derece yararli. Akne sicaktan kaynaklanan kasintilara karsi cildi koruyor.
Yipranmis saçlari onariyor ve nemlendiriyor.
ARMUT : Sulu ve tatli bir meyvedir. Rengi sari ile
yesil arasinda degisir. Içinde A ,
B1 ,
B2
, B3 ,
B6 ,ve
C
vitaminleri bulunur. Bu meyve yemeklerden önce yenmelidir. Armut kandaki
üre asidi ve üre tuzlarini disari attigindan, böbreklerin düzenli
çalismasina yardimci olur.
Faydasi :
Nezle'yi geçirir, hazmi
kolaylastirip çarpintiyi önler, sinirleri yatistirarak beyni çalistirir.
Kabizligi önleyerek idrar söktürür, böbrek kum ve taslarinin dökülmesine
yardim eder, tansiyonu düsürür, kani temizler, hamilelerin kusmalarini
önler. Mafsal kireçlenmesi, nikris ve romatizma tedavisinde faydalidir.
ATKESTANESI :
Atkestanegiller familyasindan; süs
olarak yetistirilen iri bir gölge agacidir. Nisan-Temmuz aylarinda çiçek
açar. Meyveleri kestaneye benzer. Içinde nisasta, saponin ve yag vardir.
Faydasi : Kabuklarindan yapilan
ilaçlar atesi düsürür. Vücuda kuvvet verir. Tohumlari ise romatizma ve
mafsal agrilarini giderir. Varis flebit ve basur memelerinin tedavisinde
ve deri çatlaklarini gidermekte kullanilir.
AVOKADO : Çok kalorili olmasina
ragmen içerdigi Glutathion süper bir hücre koruyucusudur, çünkü en iyi
antioksidant tir. Antioksidant lar hücrelerin yaslanmasini yavaslatirlar ve
kanseri önlerler. Tüm meyveler arasinda protein bakimindan en zengin
olanidir. Bol miktarda E vitamini de içerir. Bu vitamin kalp ve deriyi
koruyarak dolasimi düzene sokar. Ayrica potasyum ve B6 vitamini de içerir.
Kadinlar açisindan çok gereklidir.
AYVA : Vitamini bol bir meyvedir.
Her bölgede yetisir, limon ve ekmek ayvasi olarak iki çesidi vardir. Altin
sarisi renkli ve hos kokulu bir meyve olan ayva A ve B Vitaminleri yönünden
çok zengin olan bu meyvenin bilesiminde tanin ve kireçli tuzlar bulunur.
Faydasi : Ishal ve dizanteriyi
keser, mide ve bagirsaklari güçlendirir, kani temizler, karacigeri
çalistirir, safra akisini saglayarak çarpintiyi giderir. Kadinlardaki
beyaz akintiyi keser. Bronsit, müzmin öksürük ve verem tedavisinde
kullanilir. Merhem olarak kullanilirsa el ayak ve meme ucu çatlaklarini,
egzamaya, yüz ve boyun kirisikligini giderir. Yapraklarindan yapilan çay
gerginlige iyi gelir. Tohumlari soguk alginligi ve bogaz agrisinda
kullanilir.
Abdestbozanotu (pimpinella saxisfrage) :
Gülgillerden; siyah ve yeşil boya çıkartılan bir bitkidir. Rutubetli
yerlerde yetişir. Boyu 70 santimetre kadardır. Kökü akıcıdır.
Faydası : Mideyi kuvvetlendirir. Göğüs ağrılarını
dindirir. Ateşi düşürür. Boğmaca, öksürük ve baş ağrılarını keser.
Vücuda dinçlik verir. Balgam ve ter söker. Burun kanamalarını keser.
Bademcik şişlerini indirir. Mide yanması ve bağırsak gazlarını
giderir. Çıbanın olgunlaşmasına yardım eder.
Acıağaç (kuvasya ağacı) : Sedefotugillerden; 2-3
metre boyunda küçük bir bitkidir. İnce kabuklarının üzerinde sarı
benekler vardır. Çiçekleri kırmızıdır. Sıcak ülkelerde yetişir. Bu
ülkelerde acı ağaç kabuklarından yapılan kaplardan su içenlerin
kuvvetleneceğine inanılır. Hekimlikte ; kökü, kabuğu ve odunu
kullanılır. Etkili maddesi "Quassine"dir. Çok acıdır.
Faydası : İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür.
Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve
böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser, taşların
düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak kurtlarını döker. Kanamaları
durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak
olursa; baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar.
Acıbakla (termiye) : Baklagillerden; otsu bir
bitkidir. Acı taneleri kullanılır.
Faydası : Besleyicidir. İdrar söktürür ve idrar yollarını
temizler. Böbrek iltihabını giderir. Böbrek taş ve kumlarının
düşürülmesine yardımcı olur. Baş ağrılarını dindidir. Romatizma,
lumbago ve siyatik ağrılarını keser. Albümin miktarını düşürür.
Vücutta biriken tuzu atar.
Acıçiğdem (güzçiğdemi) : Zambakgillerden; sonbahar
aylarında çiçek açan, mor renkli, zehirli bir bitkidir. Rutubetli
yerlerde yetişir. Hekimlikte haricen kullanılır.
Faydası : Romatizma ve nikris tedavisinde kullanılır.
Ancak zehirli olduğundan dikkatli olmak gerekir.
Adaçayı (salvia officinalis) : Ballıbabagillerden;
özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ıtırlı bir bitkidir. Menekşeye
benzeyen çiçekleri haziran, temmuz aylarında açar. Yaprakları uzun,
kenarları tırtıllı, beyazımsı yeşil renktedir. Hafif kafuru kokusu
vardır. Çiçek açtığı zaman toplanıp, kurutulur.
Faydası : Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide
bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar.
Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır.
Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna
katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından
fazla içilmemelidir.
Adamotu (köpekotu) : Patlıcangillerden; geniş
yapraklı, fena kokulu bir bitkidir. Kökü, insan şeklini andırır.
Bilhassa Antalya çevresinde yetişir. İçeriğinde "Hyoscyamine",
"Hyoseine" ve "Atropine" vardır.
Faydası : Şehvet artırıcıdır.
Adasoğanı (scille) : Zambakgillerden, bir çeşit
bitkidir. Yaprakları uzun şerit şeklindedir. Çiçekleri; yeşil ve
beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının
altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram adasoğanı öldürebilir.
İçeriğinde "Scillarena glikozidi" vardır. Tazeyken kullanılmaz. Aksi
halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soğanın etli olan orta kısmı
dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Ev
ilaçlarında çok dikkatli kullanılması gerekir.
Faydası : İdrar söktürür. Kalp hastalarında vücuda biriken
suyu boşaltır. Azotemi'yi azaltır. Böbrek hastalarının kullanmaması
gerekir. Uzun süre kullanılacak olursa "Albüminüri" yapar.
Ağaçkavunu (utruç) : Turunçgillerden; yaprakları
mavimsi pembe bir ağaçtır. Meyvesi; buruşuk kabuklu iri limona
benzer.
Faydası : Ferahlatıcı, serinletici ve kabızlık
gidericidir.
Ahlat (yaban armudu) : Gülgillerden; kendi kendine
yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır. Yemişi iyice
olgunlaştıktan sonra yenir.
Faydası : Meyveleri, ishal keser. Zehirli hayvan
sokmalarında da filizleri dövülüp, konur.
Ahududu (ağaççileği) : Gülgillerden; böğürtlen gibi
çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir.
Kendiliğinden yetişir. Meyvesi duta benzer. Sarımtırak kırmızı
portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp,
kurutulur. Reçel, şurup ve likör yapılır. Meyve olarak da yenir.
Faydası : Kanı temizler, vücutta biriken zehirli
maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı
giderir. Vücuda dinçlik verir. Romatizma, mafsal kireçlenmesi,
nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır. Kansızlık
ve veremde çok iyi bir gıdadır. Ateş'i düşürür. Üre ve şeker
hastalarına da faydalıdır. Mide ülseri olanların kullanmamaları
gerekir.
Akasya (salkımağacı) : Baklagillerden; bir çeşit
süs ve gölge ağacıdır. Salkım çiçekli ve küçük yapraklıdır.
Çiçekleri güzel kokar. Çiçekleri kullanılır.
Faydası : Nefes darlığını giderir. Astımın şikayetlerini
giderir.
Akdiken (geyikdikeni) : Cehrigiller familyasından;
3-5 metre boyunda bir bitkidir. Meyveleri; siyah ve etkilidir.
Hekimlikte; meyvelerinden yapılan şurup "Sirop de Nerprun"
kullanılır. Ev ilaçlarında; kök ve kabuklarından yararlanılır.
Faydası : 20 tane meyve yenecek olursa, şiddetli müshil
tesiri gösterir ve kabızlığı giderir. Kaşıntıları da keser. Ancak,
belirtilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Aksi halde, şiddetli
karın ağrılarına sebep olur.
Akhuşağacı (kayınağacı) : Kayıngillerden; nemli
topraklarda yetişen bir ağaçtır. Meyveleri küçüktür. Yaprakları
ilkbahar aylarında toplanıp kurutulur.
Faydası : İdrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır.
Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Şişmanlamayı önler.
Romatizma ağrılarını dinlendirir. Ayak kokularını keser. Saçları
gürleştirir, kepekleri yok eder. Cilt hastalıklarını tedavi eder.
Kalp kifayetsizliğinin sebep olduğu idrar tutukluğunu giderir.
Vücutta biriken tuzu atar. Üremi ve albüminde faydalıdır.
Alıç (ekşimuşmula) : Gülgillerden; kırlarda yabani
olarak yetişen bir ağaçtır. Meyveleri; küçük muşmulaya benzer,
kırmızı renklidir. Tadı mayhoştur. Hekimlikte meyvesi kullanılır.
Faydası : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu
geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu
giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde
faydalıdır.
Altınbaşakotu (solidago officinalis) : İdrar
tutukluğu, albümin, nefrit, üremi ve sistit tedavisinde kullanılan
bir çeşit bitkidir.
Faydası : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu
geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu
giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde
faydalıdır.
Altınkökü (ipeka) : Güney Amerika'da yetişen bir
bitkidir.
Faydası : Az miktarda kullanıldığı takdirde
tatlandırıcıdır. Yüksek dozlarda kullanılırsa kusturur, ishal yapar.
Müzmin bronşitte ifrazatı artırır.
Amberkabuğu (croton elutheria) : Antil adalarında
yetişen "liquidamber/sığla ağacı" denilen ağacın kabuğudur.
Kabukların dışı kahverengiye yakın gri; içi ise sarıdır. Yandığı
zaman hoş bir koku verir.
Faydası : Dizanteri ve ishali keser. Hazım bozukluklarını
giderir. Kansızlıkta faydalıdır. Anne sütünü artırır.
Amberbaris (kadıntuzluğu) : Yabani, çalı şeklinde,
sarı çiçekli bir ağaçtır. Kökü acıdır. Yaprakları ve yemişi
tatlıdır. Seyrek ormanlarda bulunur. Boyu 2-3 metre arasındadır.
Meyvelerinde bol miktarda C vitamini vardır. Meyveleri, kabukları ve
kökü kullanılır.
Faydası : Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarını
iyileştirir. Ateşi düşürür. Hazım bozukluklarını giderir. Bağırsak
iltihaplarını tedavi eder. Öksürüğü keser. Mideyi kuvvetlendirir.
İştah açar. Ağız yaralarını iyileştirir. Kan dolaşımını düzenler.
Yüksek tansiyonu düşürür. Siyatik, romatizma ve eklem ağrılarını
giderir.
Anason (anis) : Vatanı Asya'dır. Maydanozgillerden;
yarım metre kadar yükseklikte bir bitkidir. Yaprakları yuvarlak ve
böbrek şeklindedir. Çiçekleri beyazdır; meyveleri küçüktür.
Meyvelerinde "Anethol" vardır. Kokucu ve yakıcı lezzettedir.
Temmuz ve ağustos aylarında toplanır.
Faydası : Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere
karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını
söktürür. İdrarı artırır. Kusmaları ve ishali keser. Aybaşı
kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Ancak, aybaşı kanamaları ve
hamilelik döneminde kullanılmaz. Anne sütünü artırır. Sinirleri
yatıştırır. Migren ağrılarını keser. Beyin yorgunluğunu giderir.
Uyku verir. Kalbi kuvvetlendirir. Kan dolaşımının düzenli olmasını
sağlar. Cinsel arzuları kamçılar. Astım, nefes darlığı ve bronşitte
görülen şikayetleri giderir. Öksürüğü keser. Yaşlılarda meme
sarkmasını önler. Fazla miktarda kullanıldığı zaman uyuşukluk verir.
Andızotu (atgözü) : Bileşikgillerden; nemli
yerlerde yetişen, 1 metre kadar sapı olan, bir çeşit ottur.
Yaprakları büyük, yumuşak ve yuvarlaktır. Çiçekleri sarı renkte
olup, acı ve kokuludur. Kökü kalındır. Meyveleri küçük fıstık
kozalağına benzer.
Faydası : Mideyi kuvvetlendirir. Balgam söker. Mikropları
öldürür. Vücutta biriken tuzu atar. Üremi, nefrit, sistit, idrar
yolları hastalıkarında faydalıdır. Nefes darlığını giderir.
Karaciğer hastalıklarını tedavi eder. Kaşıntıları keser. Fazla
kullanıldığı zaman mide bulantısı yapar.
Antep fıstığı (şam fıstığı) : Antepfıstığıgiller
familyasındandır; Gaziantep havalisinde yetiştirilen, 5-10 metre
yüksekliğinde bir ağaç ve bunun meyvesidir. İçeriğinde sabit yağ,
sakkaroz ve proteinli maddeler vardır.
Faydası : Vücudun gelişmesini sağlar. Bedeni ve zihni gücü
arttırır. Cinsel istekleri kamçılar. Böbrek ve safra kesesi
ağrılarını hafifletir. Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür.
Ararot (maranta nişastası) : Sıcak iklimlerde
yetişen "Maranta" adlı kamıştan veya ona benzer başka
bitkilerin köklerinden çıkarılan beyaz bir tozdur. Nişastadan daha
incedir. Kokusu ve tadı yoktur.
Faydası : Çocuk maması yapmakta kullanılır. Süt
çocuklarına ve nekahat dönemi hastalarına verilir. Hastalıklardan
sonra görülen halsizlikleri giderir.
Ardıç (ephel) : Kozalaklılardan 2-5 metre boyunda
bir ağaçtır. Yaprakları ince, uzun, sivri ve güzel kokuludur.
Meyveleri; siyah, parlak kozalak şeklindedir. Bunlara ardıç tohumu
da denilir. Kasım ve aralık aylarında toplanıp kurutulur. Bir çok
türü vardır.
Faydası : Kandaki şeker miktarını düşürür. Pankreasın
normal çalışmasını sağlar. Nekahat devresinin çabuk atlatılmasında
yardımcı olur. Vücuda dinçlik verir. Böbrekleri, mesaneyi ve idrar
yollarını temizler. Ter ve idrar söktürür. Vücutta biriken suyu
boşaltır. Soğuk algınlığı, romatizma, damar sertliği ve nikriste de
faydalıdır. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Aybaşı
ağrılarını dindirir. Böbreklerinde iltihap olanlar kullanamaz.
Tavsiye edilen miktarı da aşmamalıdır.
Ardıçkatranı ağacı (katran ardıcı) : 1 metre kadar
yükseklikte; yuvarlak kırmızı meyveleri olan bir ağaçtır. Meyveleri
ardıç meyvelerinden daha büyüktür. Odunun kapalı ocaklarda
yakılmasından (Kuru distilasyon) ardıçkatranı denilen bir madde
çıkarılır.
Faydası : Kadyağı; ergenlik, egzama, saçkıran, kellik,
uyuz ve sedef hastalığında kullanılır.
Armut (pirus communis) : Gülgillerden; çiçekleri
beyaz bir ağacın meyvesidir. Armut; suluca yumuşak tatlı ve küçük
çekirdeklidir. Rengi sarı ile yeşil arasında değişir. Ankara ,
Mustabey, Çengel, Kumla, Bey olmak üzere birçok çeşidi vardır.
Faydası : Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. İdrarı
bollaştırır. Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder.
Yüksek tansiyonu düşürür. Kanı temizler bütün salgı bezlerinin
normal çalışmasını sağlar. Kansızlığı giderir, kabızlığı önler.
Sinirleri yatıştırır. Zihni yorgunluğu giderir. Susuzluğu keser.
Tükürük ifrazatını artırır. Hamilelerin kusmalarını azaltır.
Hazımsızlığı giderir. Mafsal kireçlenmesi, nikris ve romatizmada
faydalıdır. Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanların
kompostosunu içmeleri tavsiye edilir. Yemeklerden önce yenecek
olursa daha faydalı olur.
Arpa (hordeum vulgare) : Buğdaygillerden; taneleri
ekmek ve bira yapmakta kullanılan bir bitkidir. Hayvan yemi olarak
da verilir. Nişastası boldur. Kavrulup kahveye de karıştırılır.
Faydası : İdrar söktürür. Mesane ve idrar yollarındaki
iltihapları temizler. Böbrek ve kum taşlarının dökülmesine yardım
eder. Prostat büyümesini önler. Asabi kusmaları durdurur. Boğaz ve
yarımbaş ağrılarını dindirir. Dil iltihaplarını giderir. Temriye ve
mayasılda haricen kullanılır.
Aslanağzı (kurtağzı) : Aslanağzıgiller
familyasından; türlü renkte, güzel bir bitkidir. Kokusuzdur. Daha
ziyade süs bitkisi olarak kullanılır.
Faydası : Balgam söktürür. Bronşit'te rahatlık verir.
Aslanyağı (leontopidium alpinium) : Bileşikgiller
familyasından; Alp dağlarının yüksek tepelerindeki kireçli
topraklarda yetişen bir bitkidir. Çiçekleri yıldız şeklindedir.
Ağustos ayında toplanıp kurutulur.
Faydası : Çocuklarda görülen ishalleri keser.
Aslandişi (karahindiba) : Bileşikgiller
familyasından; yol kenarında, çayır ve hendeklerde yetişen bir çeşit
bitkidir. Yaprakları rozet şeklindedir. Çiçekleri sarıdır. Taze
yaprakları salata olarak da yenilebilir. Kökünde; Torexacin,
levulin, inulin ve şeker vardır. Yaprakları ilkbahar; kökleri ise,
sonbahar aylarında toplanıp, kurutulur.
Faydası : İdrar söktürür. Mesane ve kalınbağırsak
iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Balgamlı
ishalleri keser. Karaciğer şişkinliğini indirir. Böbrek ve safra
taşlarını düşürür. Sarılıkta faydalıdır. Anne sütünü artırır. Taze
sürgünleri kırıldığı zaman akan sütü de dişleri temizler. Öğütülen
kökü, kahveye katılır.
Aslankuyruğu (yerpırasası) : Ballıbabagillerden;
bir çeşit bitkidir.
Faydası : Ateşi düşürür ve terletir. Vücuda rahatlık
verir.
Aslanpençesi (alchemila vulgaris) : Gülgillerden;
çayırlarda, ormanlarda yetişen ve türlü çeşitleri olan bir yabani
bitkidir. 5-7 parçalı olan yaprakları büyüktür. Kökü geniştir.
Çiçekleri; ufak yıldız şeklinde olup, yeşilimtıraktır. Mart-Temmuz
ayları arasında toplanıp, kurutulur.
Faydası : Ateş düşürür. Vücuda kuvvet verir. Yarımbaş
ağrılarını keser. Anne sütünü artırır.
Asma (vitis) : Asmagiller familyasından tırmanıcı,
uzun ömürlü, ağaçsı bir bitkidir. Mayıs-Haziran ayları arasında
çiçek açar. Gövdesi üzerindeki kabuklar zamanla esmerleşip şeritler
halinde dökülür. Çiçekleri küçük, yeşilimsi renktedir. Yapraklarının
taban kısmı kalp şeklindedir. Kenarları dişli ve ucu sivridir. Üst
yüzleri tüysüz, alt yüzleri ise tüylüdür. Meyvelerine üzüm denir.
Kuru veya yaş olarak yenir.
Faydası : Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı
durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.
Atkestanesi (hindkestanesi) : Atkestanegiller
familyasından; süs olarak yetiştirilen iri bir gölge ağacıdır.
Nisan-Temmuz aylarında çiçek açar. Meyveleri kestaneye benzer.
İçinde nişasta, saponin ve yağ vardır.
Faydası : Kabuklarından yapılan ilaçlar ateşi düşürür.
Vücuda kuvvet verir. Tohumları ise romatizma ve mafsal ağrılarını
giderir. Varis flebit ve basur memelerinin tedavisinde ve deri
çatlaklarını gidermekte kullanılır.
Atkuyruğu (zemberekotu) : Atkuyruğugillerden; kök
sapı ömürlü olan, nemli yerlerde yetişen bir bitkidir.
Faydası : İdrar tutukluğunu giderir. İdrarı artırır.
Böbrek taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. İdrar torbasındaki
iltihabı giderir. Kan işemeyi keser. Albümin miktarını düşürür.
Zatülcenp ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
Nikris ve romatizmanın şikayetlerini giderir. Tavsiye edilen
miktardan fazla kullanılmamalıdır.
Ayçiçeği (gündöndü) : Bileşikgillerden; büyük
çiçekli bir bitkidir. Çiçekleri tabak şeklindedir. Rengi sarıdır.
Tohumlarından yağ çıkarılır.
Faydası : Yağı, damar sertliğini giderir. Kurdeşen'in
sebep olduğu kaşıntıları giderir. Esansı verem tedavisinde
kullanılır. Kolestrol miktarını düşürür. Cinsel arzuları kamçılar.
Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Kalp, sinir hastalıkları ve
iktidarsızlığı önler.
Ayısarımsağı (Allium ursinum) : Ayısarımsağı,
ilkbahar müjdecilerinin en başta gelenlerinden biridir. Orman
sarımsağı ve cadısoğanı isimleriyle de bilinir. Ayısarımsakları,
inci çiçeğininkini (Mayıs Çiçeği) andıran, neşter biçimindeki
cilalanmış gibi parlayan taze yeşil yaprakları, saydam bir beyaz
tabaka ile örtülü, uzunca bir soğandan çıkarlar. Üstünde beyaz çiçek
yuvarlakları olan açık yeşil ve pürüzsüz sapı 30 cm kadar uzar.
Ayısarımsağı, yalnızca bitkisel topraklı, nemli çayırlarda, gölgeli
ve nemli dere kıyılarında, çalılıkların altında, yapraklı ağaç
ormanlarına yetişir.
Faydası : Bu bitkide çok büyük tedavi etme gücü gizlidir
ve hatta kış uykusundan uyanan ayıların, mide, bağırsak ve kanlarını
temizlemek için onu aradıkları da söylenir. Bitki, genellikle bizim
sarımsağımızın özelliklerini paylaşır, ancak çok daha güçlüdür. Bu
nedenle o, doku yaşlanmasını yavaşlatma kürü için vazgeçilemez bir
bitkidir ve kronik deri hastalıklarına karşı da çok başarılıdır. Yapraklar kuruduklarında şifalı güçlerini yitirdiklerini için, taze
bitki kullanımına önem verilmelidir. Yapraklar, ıspanak veya salata
gibi de hazırlanabilir. Fakat, miktar fazla tutulduğunda rahatsız
edici bir tat oluşturduğu için, ıspanak gibi pişirilmek
istenildiğinde ısırganotu ile karıştırılarak kullanılmalıdır
Bitkinin genç yaprakları nisan ve mayısta, yani çiçeklenmeden önce,
soğanı ise yaz sonunda veya sonbaharda toplanır. Ayısarımsağı
soğanı, aynen sarımsak gibi kullanılabilir. Mideleri duyarlı olan
kişiler, yaprakları ve soğanı ince doğrayıp üstüne sıcak süt
dökmeli, 1-2 saat beklettikten sonra, bu sıvıyı içmelidirler.
Bitkinin iyileştirici gücüne bütün bir yıl boyunca sahip olmak
isteyenler ise, bir ayısarımsağı tentürü hazırlayabilirler. Bu
tentürden her gün 10-12 damla, biraz suya karıştırılarak alınır. Bu
damlalar, kusursuz bir zihin açıklığı kazanılmasına yardım eder,
atardamar sertliğine karşı önlem yerine geçer ve daha pek çok
şikayetlere son verir. Ayısarımsağı, sindirim sistemini çok olumlu
etkiler. Aşırı ve kronik ishallerde, bunlar gaz ve kolik eşliğinde
olsalar bile, oldukça etkilidir . Ayrıca, eğer bağırsak krampı veya
yorgunluğu nedeniyle oluşmuşsa, kabızlıkta da çok başarılı sonuçlar
verebilir. Mideden kaynaklanan kalp düzensizlikleri, uykusuzluk,
aynı zamanda, atardamar sertliklerinin veya yüksek olan kan
basıncının yol açtığı baş dönmesi, kafada basınç ve soluk alma
düzensizlikleri de azalır, basınç fazlalığı zamanla normalleşir.
Ayısarımsağı şurubu, sürekli balgam çıkaran ve bu nedenle soluk alma
zorluğu çeken yaşlı kişiler için de mucizeler yaratan bir iksirdir.
Kronikleşmiş öksürüklerde bile göğsü yumuşatabilir ve böylece, soluk
alma zorluklarını ortadan kaldırır. Genellikle yaşlı kişilerde
oluşan ödemlerde ve akciğer rahatsızlıklarında bu iyileştirici şurup
başarıyla kullanılabilir. Kullanılan taze yapraklar böbrekleri ve
mesaneyi temizleyerek, idrar söktürür. Zor iyileşen yaralar,
üstlerine taze bitki özsuyu sürüldüğünde hızla iyileşir. Bitki,
kendisini özellikle sivilceli ciltlerde kanıtlamış bir kan
temizleyicidir.
Ayıüzümü (itüzümü) : Fundagillerden; küçük taneler
halinde kırmızı renkli yemişleri olan, tüylü bir bitkidir.1-3 metre
yüksekliğindedir. Her mevsimde yaprakları vardır. Makilerde bulunur.
Dalları kırmızımtırak kahverengidir. Yaprakları şimşir yapraklarına
benzer. İçinde Hydrochinone vardır. Sonbahar aylarında toplanıp
kurutulur. Çiçekleri pembe salkımlar halindedir. Ev ilaçlarında
yaprakları kullanılır.
Faydası : Kuvvet verir. İshali keser. İdrar yollarını
temizler. İdrar söktürür. Ateşi düşürür. İdrar yollarındaki taşların
düşmesine yardım eder. Prostat büyümesinden kaynaklanan şikayetleri
giderir.
Aylandız (kokarağaç) : Sedefotugillerden; bir çeşit
süs ağacıdır. Çiçekleri uzun salkım şeklindedir. Kokusu keskindir.
Meyveleri sonbaharda dökülmeden önce kızarır.
Faydası : Bağırsak solucanlarını düşürür.
Aynısefa (gecesefası) : Bileşikgillerden çiçekleri
güzel, sarı renkli bir bitkidir.
Faydası : İdrar söktürür. Terletir. Aybaşı kanını söktürür
ve aybaşı kanamalarının normal olmasını sağlar. İştah arttırır.
Nikris ve sıracada da faydalıdır.
Ayrıkotu (ayrıkkökü) : Buğdaygillerden yabani bir
bitkidir. Sarımtırak beyaz renkteki kökü kullanılır. İlkbahar ve
sonbahar aylarında toplanıp, kurutulur. Mekkeayrığı denilen çeşidi
de, ayrıkotunun özelliklerini taşır. Domuz ayrığı ise, zararlıdır.
Faydası : İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının
düşürülmesinde yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir.
Albümini atar. Nefrit ve nikriste de faydalıdır.
Ayva (sefercel) : Gülgillerden çiçekleri iri ve
pembe renkli; yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikteki bir
ağacın meyvesidir. Ayva; limondan büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş,
dokusu sertçe ve ufak çekirdekli bir meyvedir. Vitamini boldur. Çiğ
yenilmesi tavsiye edilmez. Komposto veya jöle yapılarak veya külde
pişirildikten sonra yenmesi uygundur.
Faydası : İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları
kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler.
Karaciğer tembelliğini giderir. Safra akışını sağlar. Çarpıntıyı
dindirir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Bronşit, müzmin
öksürük ve veremde faydalıdır. Ağızdan su gelmesini ve kan kusmayı
önler. Vücudun gelişmesine yardım eder. Merhem yapılarak
kullanıldığı takdirde; el ayak ve meme ucu çatlaklarını, yüz ve
boyun kırışıklıklarını giderir. Egzama kaşıntılarını ve basur
memelerinin doğurduğu şikayetleri giderir. Kabızlık çekenler ve
tansiyonu yüksek olanlar yememelidir.